YAPAY ZEKA ve ESER SAHİPLİĞİ (FSEK)

YAPAY ZEKA ve ESER SAHİPLİĞİ (FSEK)

Özhan A. Işık - 2 ay önce - Hukuk - 234


İlk önce yapay zekadan bahsedelim. Yapay zeka alanında uzman kişiler tarafından çeşitli algoritmalar veya yazılımlarla oluşturulmuş yapay sinir sistemi olarak tanımlanabilir. Yapay zeka tıpkı insan beyni gibi çalışır. İlk önce gözlemler sonra bu veriyi işler ve daha sonra bunu anlamlandırmaya başlar.

Öncelikle yapay zekanın hangi alanlarda kullanılacağı belirlenir. Daha sonra alandaki ihtiyaca özel çözüm üretecek nitelikte yapay zeka kodlamaları geliştirilir. Her yapay zeka için izlenecek yol temel olarak şöyledir : X girdilerini Y çıktısına dönüştür.

Günümüzde GPT-3 gibi çok kapsamlı çalışma alanına sahip yapay zekalara herkesin erişebilmesine olanak getirilmemiştir. Artık her birey yapay zeka ile bütünleşmiş ancak erişimleri kısıtlı olduğu için bunun farkında olamamıştır. En basit olarak ceplerimizde taşıdığımız mobil telefonlar bizim bir parçamız ve uzantımız ayrıca kısıtlandırılmış bir yapay zeka .

gece göğü içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

 

Gelişen teknoloji sayesinde yapay zeka yaratıcısından tamamen bağımsız farklı bir müzikresim hatta şiir ve kitap yazabilecek seviyeye ulaşmıştır. Acaba Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuz bu konuda yeterli mi?

Fikri hak, fikir ürünlerini koruyan haklara verilen genel addır. Mevcut Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda düzenlemeleri incelediğimizde yaratıcının gerçek kişi olması ve eserin hususiyetinin sahibine, yani gerçek kişiye ait olması gerektiği temeli üzerine kurulduğu için yapay zekanın geliştirdiği bir kitap veya bir beste eser olarak kabul edilmeyecektir.

FSEK 1/B:

a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,

b) Eser sahibi: Eseri meydana getiren (…)(1) kişiyi,

Yukarıdaki madde de görüldüğü üzere kanunda eser sahibi eseri meydan getiren kişi olarak tanımlanmıştır ve bu düzenleme yapay zekanın eser üzerindeki hak sahipliğine izin vermemektedir. Biliyoruz ki hukuk sistemimizde kişi kavramı gerçek ve tüzel kişilerden oluşmaktadır.

Bir eserin FSEK kapsamında korunabilmesi 3 özelliği taşıması gerekmektedir ;

1-Objektif : FSEK kapsamında sayılan 4 eser türünden biri olmalıdır.

2-Subjektif :Sahibinin hususiyetini taşımalıdır.

3-Yayımlanmış ve alenileşmiş olma

Sonuç olarak sahibinden tamamen bağımsız bir şekilde eser üreten yapay zekanın hem subjektif unsuru hem de kanunda eser sahibi tanımına uymamaktadır. Bu yüzden FSEK kapsamında bu eserin korunması olanaksızdır.

Telif hakkı:

Yapay zekanın hukuken bir kişiliği olmaması sebebiyle 3. bir kişi tarafından telif hakkı ihlal edildiğinde yapay zekanın bu hakkını kimin aracılığı ile kullanacağı sorunu mevcut düzenlemelerimiz ile çözülmesi mümkün değildir. Örneğin dava açılması gerektiğinde veya yapay zeka tarafından bir suç işlenmesi halinde gerçek kişi ve tüzel kişi üzerine kurulu kanunlarımız ile sonuca varamayız. Doktrinde bu problemin aşılabilmesi ve kimlerin sorumlu olduğunun belirlemesi için yeni bir kişilik türü olarak elektronik kişilik sağlayarak yapay zekanın hakkını bu kişilik vasıtasıyla kullandırmak daha mümkün görünüyor.

Buluş hakkı:

Yapay zeka sahibinden tamamen bağımsız bir eser ortaya çıkardığı zaman bu eseri FSEK kapsamında korumamız mümkün olmayacaktır. Yapay zekanın ise 3. kişilerin telif hakkını ihlal etmesi durumunda da hangi yol izleneceği belirsizdir.

Şimdi bu konuyla ilgili verilmiş iki kararı inceleyelim:

2019 senesinde Çin Pekin Telif Hakları Mahkemesi , yapay zeka tarafından üretilen eserin telif hakkına konu olmayan bir eser olduğunu ve yapay zekanın yaratıcısının ya da kullanıcısının böyle bir haktan yararlanamayacağını değerlendirmiştir.

İngiltere1988 tarihli Telif Hakkı Tasarımlar ve Patentler Kanunu uyarınca bilgisayar tarafından bir müzik eseri veya sanat eseri oluşturulursa hak sahibi o bilgisayarı programlayan kişi olacaktır.

Görüldüğü gibi dünya genelinde çok hızlı gelişen yapay zeka için hukuki düzenlemeler tamamlanmış değildir. Ülkemizde yapay zeka kullanımın pek yaygınlaşmamış olmaması sebebiyle yapay zeka alanında düzenlemeler çok yetersizdir. Şuan için en mantıklı gözüken yapay zeka ve otonom sistemler için ayrı bir kişilik(elektronik kişilik-yapay zeka kişiliği) tanımak ve yapay zeka geliştiricilerinin ve yapay zeka ile etkileşimde olan kişilerin sorumluluğunun sınırlarının düzenlemeler ile belirlenmesidir.

iç mekan, otomat, motor içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu



Çocuk ve Yapay Zeka İlişkisi

Teknik olarak yapay zekanın çalışma prensibine bakarsak aslında küçük bir çocuk gibi olduğunu görürüz. Çocukların iyi birey olmalarını sağlayan en büyük etken çevre ve ebeveynleridir. İşte yapay zekanın da hangi kaynaklardan beslendiği kim tarafından kodlandığı burada önem taşımaktadır.

2016 yılında Microsoft şirketine ait Tay isimli Twitter karakteri yani yapay zeka diğer Twitter kullanıcılarından aldığı veriler tarafından besleniyor sonuç ırkçı ve tehditkar içerikli ifadeler ve içerikler üreten bir sisteme dönüşüyor. Diğer tarafta doğru kaynaklarla beslenmiş güvenli algoritmalar ile desteklenmiş yapay zeka sistemlerinde ise bu gibi tehditkar ifadelere rastlanmıyor.

Sonuç olarak yapay zeka ve algoritmalar hepimizin sahip çıkması gereken bir değerdir. Şuan için yapay zeka bir çocuk ama bir gün bu çocuk büyüyecek ve dünya düzenin büyük bir çoğunluğunda aktif rol alacak. Biz onu nasıl geliştirirsek ona göre sonuçlar sunacak. Belki sonumuz belki yükselişimiz olacak...

Kaynakça;

1-Yapay zekâ - Vikipedi (wikipedia.org)

2-OpenAI API

3-GPT-3 - Vikipedi (wikipedia.org)

YORUMLAR
YAZAR
ozhan-alperen-isik-1655720249.jpg

Özhan A. Işık

ARA
REKLAM
EN ÇOK OKUNANLAR
BÜLTEN ABONELİĞİ

Son paylaşılan makalelerden, anında haberdar olmak için bültene katılın.

Sosyal Bağlantılar
hukukmirasim
hukukmirasim
hukukmirasim